Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, uluslararası raporların çalışanların bugün sahip olduğu becerilerin yaklaşık yüzde 40'ının 2030'a kadar değişeceğini ya da geçerliliğini kaybedeceğini öngördüğünü belirtti. Özvar, bu dikkat çekici bulgunun kişinin kendini sürekli geliştirmesinin artık bir tercih değil, gereklilik olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.
YÖK'ün açıklamasında verilen bilgiye göre Özvar, Dijital Üniversite Platformunun yeni eğitim dönemi için düzenlenen çevrim içi açılış toplantısına Ahi Evran Üniversitesi'nden katılım sağladı.
Toplantıda katılımcılara seslenen Özvar, bilim ve teknolojide yaşanan ilerlemelerin çalışma şekillerinden üretim süreçlerine, günlük yaşamdan eğitim yöntemlerine dek birçok alanı yeniden biçimlendirdiğini dile getirdi.
Özellikle yapay zeka, veri bilimi ve dijital teknolojilerdeki gelişmelerin toplumların bilgiyi üretme ve kullanma biçimlerini de hızla dönüştürdüğünü kaydeden Özvar, bu değişimin mesleklerde ve iş gücü piyasalarında da görüldüğünü vurguladı.
Bazı mesleklerin eski önemini kaybettiğini, yeni uzmanlık alanlarının doğduğunu ve mevcut meslekler için gereken bilgi ve becerilerin değiştiğini belirten Özvar, uluslararası raporların çalışanların mevcut becerilerinin yaklaşık yüzde 40'ının 2030'a kadar değişeceğini veya geçerliliğini yitireceğini öngördüğünü söyledi. Bu çarpıcı tespitin, sürekli gelişimin artık bir tercih değil ihtiyaç olduğunu gösterdiğini kaydetti.
Üniversitede edinilen bilgi ve becerilerin kişinin tüm yaşamı boyunca yeterli olamayacağını belirten Özvar, yalnızca öğrencilerin değil, uzun yıllardır mesleklerini yapan mühendislerin, öğretmenlerin, hekimlerin ve kamu çalışanlarının da yeni bilgi ve beceriler edinmesi gerektiğini aktardı.
Eğitimlerden yaklaşık 55 bin kişi yararlanacak
YÖK Başkanı Özvar, dijital teknolojilerin öğrenmenin önündeki birçok engeli ortadan kaldırdığına dikkati çekti. İnsanların yaşadıkları şehirden ayrılmadan, işlerini sürdürürken eğitim alıp yeni uzmanlık alanları kazanabildiğini belirten Özvar, bu sayede eğitimin belli mekanlarla ve yaş gruplarıyla sınırlı olmaktan çıktığını ifade etti.
Türkiye'nin bilim ve teknolojideki ilerlemeleri yakından izlediğini, yükseköğretim sistemini de değişen gereksinimlere göre yeniden yapılandırdığını belirten Özvar, teknolojik gelişmelerin sunduğu olanaklardan yararlanarak yeni eğitim modelleri geliştiren bir yükseköğretim sistemi kurmayı hedeflediklerini vurguladı.
Özvar, geçen yıl hayata geçirilen Veri Analizi Okulunun bu yaklaşımın öne çıkan örneklerinden biri olduğunu, programın ilk yılında yoğun ilgiyle karşılandığını söyledi.
Programın ilk döneminde 135 binin üzerinde başvuru aldıklarını bildiren Özvar, eğitimlere düzenli katılan yaklaşık 30 bin kişinin akademisyenlerin verdiği eğitimlerden faydalandığını belirtti.
Katılımcıların arasında üniversite öğrencilerinin yanı sıra farklı meslek gruplarından vatandaşların da yer almasından memnuniyet duyduklarını aktaran Özvar, olumlu geri dönüşlerin ve yüzde 86'ya varan genel memnuniyet oranının çalışmayı genişletme konusunda önemli bir teşvik olduğunu kaydetti.
Bu yıl yeni platform için yaklaşık 230 bin başvuru yapıldığını hatırlatan Özvar, eğitimlere yaklaşık 55 bin kişinin katılacağını bildirdi.
"Platformu yalnızca belirli alanlarda uzman yetiştiren bir program olarak değerlendirmiyoruz"
Özvar, başvuru ve katılımcı sayılarındaki yükselişin projenin toplumda güçlü bir karşılık bulduğunu gösterdiğini ifade etti.
Platformu yalnızca belli alanlarda uzman yetiştiren bir program olarak değerlendirmediklerini söyleyen Özvar, temel amaçlarının öğrencilerden çalışanlara toplumun tüm kesimlerinin çağın gerektirdiği bilgi ve becerilere ulaşmasını sağlamak olduğunu vurguladı.
Eğitimlerin, kişileri yeni mesleklere hazırlamanın yanı sıra mevcut mesleklerin daha nitelikli ve verimli biçimde yapılmasına da katkıda bulunacağına inandığını belirten Özvar, platformun önemli özelliklerinden birinin üniversitelerin akademik birikimini ortak bir çatı altında toplaması olduğunu kaydetti.
Özvar, platformun yalnızca üniversite öğrencilerine yönelik olmadığını belirterek ilkokuldan lisansüstü eğitime kadar farklı seviyelerde öğrenim görenlerin yanı sıra çalışan vatandaşların ve meslek gruplarının da bu olanaklardan faydalanmasını istediklerini dile getirdi.
YORUMLAR
İLK YORUM YAPAN SEN OL